DEPRESYONDAMIYIM

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Depresyon ve fitoterapi

Mesaj  Deva Bir Cuma Kas. 06, 2009 12:18 am

Depresyon (türkçesi: DARSINMA)
Evet bu konuda bitkisel drog önerileri, araştırma ve makaleleri sizlerle paylaşmak istiyorum,
Özel olarak sorunuz varsa, foruma üye olup mesaj bırakabilirsiniz.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.
Deva
avatar
Deva
Admin

Mesaj Sayısı : 45
Kayıt tarihi : 05/03/08
Yaş : 59

Kullanıcı profilini gör http://deva.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

DEPRESYONDAMIYIM

Mesaj  Fitaci Bir Ptsi Nis. 27, 2009 1:09 am

”Depresyonda mıyım?” sorunuza cevap bulmak için
•Hemen hemen her gün ve günün büyük kısmında çökkün, üzüntülü, kederli duygu durumundaysanız,
•Her zaman yaptığınız şeylerden eskisi gibi zevk alamıyorsanız,
•Çevrenizde olup bitenlere karşı ilginiz azaldıysa,
•Hemen her gün yakınlarınızın da fark ettiği şekilde konuşma, düşünce ve davranışınızda yavaşlamadan yakınıyorsanız,
•Karar vermekte, etkinliklere başlamakta ve sürdürmekte zorluk çekiyorsanız,
•İştahınızda azalma veya artma varsa ve istemediğiniz halde kilo alıyor veya veriyorsanız,
•Hemen hemen her gün uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte güçlük çekiyor yada sabahları istemediğiniz halde erken uyanıyorsanız,
•Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve enerji kaybınız olduğunu hissediyorsanız,
•Bedeninizde nedeni bulunamayan ağrılar, nefes darlığı, baş dönmesi, mide bulantıları, gaz hissi, ishal-kabızlık dönemleri gibi yakınmalarınız varsa,
•Cinsel isteğiniz azalmışsa,
•Düşüncelerinizi belli bir konuya yoğunlaştırmakta güçlük çekiyorsanız,
•Zihninizin karmakarışık olduğunu hissediyor, basit bir kararı vermekte bile zorlanıyorsanız,
•Kendinizi değersiz, kendini beğenmeme veya suçluluk duyguları yaşıyorsanız,
•Yineleyen biçimde "ölsem de kurtulsam " diye düşünüyorsanız,
•Aklınıza intihar düşünceleri takılıyor veya intihar planları yapıyorsanız, depresyonda olma olasılığınız yüksek demektir. Bir uzman desteği almanız bu durumu zarar görmeden, kısa sürede atlatmanıza yardımcı olacaktır.
Depresyon en sık görülen hastalıklardan birisidir. Depresyon görülme sıklığı erkeklerde yüzde 12, kadınlarda ise yüzde 20-25 civarındadır. Bu da ortalama her altı kişiden birinin hayatında en az bir kez depresyona girdiği anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre depresyon 45 yaş altındaki insanlarda görülen en önemli sağlık problemidir. 45 yaş üstü de dahil edildiğinde, depresyon yine başlıca sağlık problemleri arasındaki yerini almaktadır. Depresyon vakalarında insanlardan sadece isteksizlik şikayetleri değil farklı şikayetler de gelmektedir. Pek çok ağrının temelinde depresyon yatmaktadır. İş motivasyonunun azalması, kişinin işinde verimli olamaması, kazaların, ailevi sorunların, okul başarısızlıklarının, alkol ve madde bağımlılığının, cinsel sorunların önemli bir kısmının temelinde depresyon yatmaktadır.
Depresyonun sayısız nedeni bulunmaktadır. Depresyonun en iyi bilinen nedeni biyolojik sebeptir. Depresyonda, vücutta bulunan üç kimyevi maddenin iyi fonksiyon gösteremediği tespit edilmiştir. Ortada hiçbir sebep yokken bazı durumlarda da kişi depresyona girebilir. Bu şekilde yaşanacak bir depresyon durumu kimyevi maddelerin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bazı kişilerde ise yaşanan önemli bir stresin ardından depresyon gelmektedir. Ailevi problemler, aile hayatında mutsuzluk, eş kaybı, iş kaybı, aileden birinin hastalığı ya da kişinin kendisinin hastalığı, alkol, uyuşturucu madde bağımlılığı, bazı hastalıklar -özellikle beyin hastalıkları- depresyona neden olan bazı durumlar olarak belirtilebilir. Depresyon kadınlarda daha sık görülmektedir, u durumun nedeni tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Ergenlikten sonra kadınlarda depresyon erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Vücutta bulunan hormonlar kadınları depresyona yatkın yapabilmektedir. Ancak hormonların yanında, yetiştirilme tarzı, baskının fazla olması, cinsiyet ayrımcılığının gözetilmesi, hareket alanın darlığı, kızların birilerine bağımlı olarak yetiştirilmeleri depresyona yol açan diğer nedenler olarak sıralanabilir.
Aile içerisinde bir problem yaşadınız, çevrenizde bazı olumsuz gelişmeler oldu, iş kaybına uğradınız ya da benzeri durumlarla karşılaştınız ve üzüldünüz... Bu durumlar depresyon göstergesi midir^ Hayır, çünkü her üzüntü depresyon değildir. Üzüntü insani duygulardan biridir; her insan sıkıntı çekebilir, üzülebilir... Bu durum üzüyorsa depresyondan şüphe etmek gerekir. Diğer bir ayırt edici özellik ise depresyonda isteksizlik, hayattan zevk almama hemen hemen tüm gün sürer. Ancak üzülen insan günün her saati mutsuz olmayabilir, kendisini iyi hissettiği anlar olabilir. Depresyonda değersizlik duyguları olur ancak üzüntü duyan insanlarda değersizlik duyguları olmayabilir. Ayrıca depresyonda fiziki belirtiler de olur; uyku düzensizliği, iştah azalması ve cinsel isteksizlik gibi...
Depresyon çoğunlukla iyi tedavi edilen bir hastalıktır. Bazı kişilerde depresyon tekrarlayabilir; insanlar yılda birkaç kez depresyona girebilir, bazı insanlar ise sürekli depresyon durumunda olabilirler. Bu insanların hayatlarında ailevi problemler, intihar girişimleri, alkol ve uyuşturucu madde bağımlıklıları, hastanelerde tedavi altında olma durumu sık görülür.
Depresyonun en önemli tehlikesi intihardır. İntihar edenlerin büyük bir kısmı depresyon hastalarıdır.
Depresyonun yol açtığı diğer bir problem ise alkol ve uyuşturucu bağımlılığıdır. Bu bağımlılığın insanlığın en büyük sorunlarından biri olduğu biliniyor. Özellikle Batı ülkelerinde alkol ve uyuşturucu madde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.
Diğer önemli bir sorun da depresyonun mutsuzluğa yol açmasıdır. Depresyon hastaları mutsuzdur; kronik depresyon hastaları ise ömürleri boyunca mutsuzdur. Bir diğer problem ise iş ve okul hayatında yaşanan başarısızlıklardır. Depresyonda insan kendine güvensiz olduğu için başanlı olabileceğine inanmaz. Ailevi sorunların yaşanmasının altında yatan önemli bir etken de depresyondur.
Depresyonun yol açtığı tehlikelerden biri de cinsel arzularda meydana gelen azalmadır. Kaza ve yaralanmalar, beden sağlığının bozulması, yorgunluk gibi bedensel tehlikelerde depresyonun yol açtığı diğer önemli sorunlardır.
Majör depresyon
Majör depresyon (klinik depresyon) tıpkı diğer hastalıklar gibi, örneğin kalp ya da mide ülseri gibi tıbbi bir hastalıktır ve özgül bir fizyolojik mekanizması vardır. Depresyonun umut verici yanı tedavi edilebilir olmasıdır. Fakat talihsiz yönü ise, depresyonda olan kişilerin çoğunun tıbbi yardım almayı düşünememeleri ve bunun sonucunda da büyük bir acı çekmeleridir.
Klinik depresyonu olan çoğu kişi kendini yalnız hisseder. Kendilerinin bu hastalıktan dolayı acı çeken tek kişi olduklarını sanırlar. Aslında klinik depresyon oldukça yaygın bir hastalıktır.
Yapılan araştırmalar her 5 kadından 1’inin ve her 10 erkekten 1’inin yaşamı boyunca bir kez depresyon geçirdiğini göstermiştir.
Klinik depresyon her yaş, ırk, milliyet ve meslekten kişiyi etkiler. Her öğrenim ve gelir düzeyindeki kişi de depresyondan etkilenebilir. Pek çok sağlıklı görünen ve üretken kişi de buna dahildir.
Kadınlarda depresyonun görülme sıklığı erkeklerdekinin iki katıdır. Kadınlarda depresyonun daha sık görülmesinde, hormonal faktörler örneğin menstrüel siklus değişiklikleri, hamilelik, düşük yapma, doğum sonrası dönem, menopoz öncesi ve menopoz rol oynayabilir. Pek çok kadın ayrıca hem evde hem de işteki sorumluluklar, tek ebeveyn olma, çocukların ve yaşlanan ebeveynlerinin bakımı gibi ek stres faktörleriyle karşı karşıyadır.
Kadınlar özellikle bir bebek dünyaya getirdikten sonraki dönemde depresyona duyarlıdır. Hormonal ve fiziksel değişiklikler, yeni bir canlının sorumluluklarıyla birleşince bazı kadınlarda doğum-sonrası depresyona yol açabilir. Geçici ‘’hüzün’’ yeni annelerde yaygın olmakla birlikte, klinik depresyon olağan bir durum değildir ve aktif müdahale gerektirir. Anne bir hekim tarafından izlenirken, ailenin de duygusal açıdan kendisine destek olması, kadının toparlanması ve kendine ve çocuğuna ilgi gösterebilmesi için çok önemlidir.
Erkekler kadınlara göre daha az sıklıkta ‘depresyon’ nedeniyle tedavi için başvururlar. Depresyon erkeklerde tipik olarak umutsuzluk, çaresizlik olarak değil de, aşırı sinirlilik, öfke, kendine güvensizlik şeklinde kendini gösterir. Bu nedenle de teşhis edilmesi güç olabilir. Bir erkek depresyonda olduğunu fark etse bile, bir kadına göre yardım alma konusunda daha isteksiz davranır. Erkeklerin depresyonu çoğunlukla alkol ya da uyuşturucu madde kullanımı ile ya da sosyal açıdan daha kabul edilebilir olan aşırı yoğun çalışma temposu ile maskelenir. Oysa depresyona bağlı olarak kadınlarda intihar girişimi sıklığı daha yüksek olmakla birlikte, erkeklerde ölümle sonuçlanan intihar girişimi oranı kadınlardakinin dört katıdır. Depresyon ayrıca erkeklerde fiziksel sağlığı kadınlardan daha farklı biçimde etkiler. Yeni yapılan bir araştırma depresyonun kadın ve erkeklerin her ikisinde de kalp damar hastalığı riskini artırdığını, ancak yalnızca erkeklerde ölüm oranlarını artırdığını ortaya koymuştur.
Erkeklerin depresyona girmeleri durumunda, tedavi için başvurma noktasında aile üyelerinin cesaretlendirmesi ve desteği çok önem kazanmaktadır.
Kişide kalıtımsal, çevresel ya da hormonal bozukluklar sonrasında gelişen çökkünlük halidir. Aşağıdaki dokuz belirtiden en az beşinin (ilk iki belirtiden en az biri bulunmak üzere), en az iki hafta süresince var olması durumuna "major depresyon" denir.

Fitaci

Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 07/03/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz